NiKÂH CiDDi BiR AKiDDiR

Nikah, aile yuvasının kurulmasını sağlayan önemli bir akid, yuvanın temel taşları olan, bir kadınla bir erkeği birbirine kenetleyen en samimi en sağlam bir bağdır. Karşılıklı sevgi ve saygının kaynağı, Kur'anî ifadeyle "misâk-ı galiz" (1) sağlam bir teminattır.

Nikah, daha önce birbirine yabancı olan iki şahsı, yine Kur'an ifadesiyle (2) elbise ile beden gibi uyumlu kılan birbirinin ayıbını örten, birbirini olumsuz etkilere karşı koruyan dostluğa ve samimiyete kavuşturan ciddi bir akiddir. Nikah, Allah'ın emri ve Peygamberimizin bize tavsiye ettiği önemli bir sünnetidir. Ve Hz. Adem'den beri meşruiyeti devam edegelen bir kurum, bir yönü ile muamele, bir yönü ile de ibadettir. Bu akidle, taraflar cennet kokularını yuvaya taşıyacak olan çocuk sahibi olacak kadın, ana; erkek de baba ünvanına kavuşacaktır

Nikah, karı-koca arasındaki müşterek hayatın garantisidir. Nikah, hem hukuki hem sosyal, hem ahlâkî ve medenî anlamda ağırlığı olan bir sözleşmedir. Nikah, her iki tarafa bir takım haklar kazandırdığı gibi sorumluluklar da yükler. İslâmın aile hukukunda erkek, ailenin üst sorumlusu ve aile reisi kabul edilir. Ailenin, çalışıp kazanarak geçimini temin etmede, barındırmada ilk sorumlusu odur. Ayet-i kerimede: "... erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler bir derece üstünlüğe sahiptir, Allah azizdir, hakîmdir." (3) buyurularak aile yuvasındaki iş bölümü ve müşterek sorumlulukla erkeğin aile reisliğinden ibaret olan bir derece üstünlüğünü açıklar

Nikah, sadece geçici duyguların ve şehevî arzuların tatmini için hafife alınacak bir fantazi ve bir formalite ve zahiri kurtarmak için kullanılan bir maske değil; dinî, hukukî, ahlâki ve sosyal manada ağırlığı bulunan, ciddiyet ve devamlılık gerektiren bir akiddir. Bu akidle bir aile kurulur, karı-koca arasında birtakım haklar oluşur, birbirlerinden meşrû yoldan yararlanmaları caiz olur. Bu ciddiyet, Kur'an-ı Kerim’ in, nikâh, talak, mehir, iddet gibi aile kurumunu ilgilendiren hususlardan bahsederken kullandığı ifade tarzından da çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır: "... bu söylenenler Allah'ın koyduğu (evlilik) sınırlarıdır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarnı aşarsa işte onlar zalimlerdir." (4) Sanırım nikâhın ve aile hukukunun ciddiyetini anlatacak bundan daha anlamlı bir ifade bulmak mümkün değildir.

Nikah, evlenme ehliyetine sahip ve aralarında evlenmelerine dini bir engel bulunmayan bir kadınla bir erkeğin şahitler huzurunda evlenme hususundaki karşılıklı rızalarını beyan etmelerinden ibaret bir sözleşmedir.

Bu sözleşme ile taraflar arasında karı-kocalık ilişkileri meşrû hale gelmiş, mehir, nafaka, miras neseb... gibi yükümlülükler ve haklar doğmuş olur.

Nikahın rüknü tarafların icab ve kabulüdür. (5) İcab, nikâh akdi esnasında ilk önce irade beyanında bulunan tarafın ifadesi, kabul de icaba bağlı olarak aynı mecliste diğer tarafın cevabı demektir. İcab-kabul neticesinde artık nikâh kesinleşmiş olur.

(1) Nisa: 4/21

(2) Hanımlarınız sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz (Bakara, 2/187)

(3) Bakara, 2/228

(4) Bakara, 2/229 bkz. Talak 65/1

(5) Tuhfetül Fukaha; 2/118 Dar-ül kütüb-ül ilmiyye, 1993-1414

 

Laik kanunlara göre yapılan evlenme akdi ile İslam fıkhına dayanan nikah birbirinden farklıdır.

Bu farkları kısaca izaha gayret edelim:

A) İslami nikahta, birbirleriyle evlenecek olan erkeğin ve kadının inanç durumu önemlidir. Zira Kur'an-ı Kerim'de: "-Müşrik kadınlarla, onlar iman edinceye kadar evlenmeyin. İman eden bir cariye, müşrik bir hür kadından (bu sizin hoşunuza gitmese de) elbette daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de, onlar iman edinceye kadar mü'min kadınları nikahlamayın. Mü'min bir kul, müşrikten elbette hayırlıdır. Onlar (müşrikler) sizi cehenneme çağırırlar. Allahu Teala (cc) ise, kendi iradesiyle cennete ve mağfirete çağırır. Allah insanlara ayetlerini apaçık söyler. Ta ki iyice düşünüp, ibret alsınlar" (El Bakara Suresi: 221) hükmü beyan buyurulmuştur. Dolayısıyle şirk sebebiyle, birbirleriyle evlenmeleri mümkün olmayan insanlar vardır. Mü'min bir erkek, müşrik bir kadın ile nikahlanamaz veya mü'min bir kadın putperest veya ehl-i kitap bir erkekle evlenemez. (2) Nikahın imana dayanmasındaki hikmet budur. Belediye'de yapılan evlenme akdini, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan erkek ve kadın (inançları ne olursa olsun) evlenebilirler. Din farkı, belediye evlenme akdinin yapılmasına engel değildir.

B) İslami nikahta, erkeğin kadına mehir vermesi vaciptir. Kadının hakkı olan mehir; kitap, sünnet ve icma ile sabittir. (3) Belediye evlenme akdinde, mehir sözkonusu değildir

C) İslami nikahta; şahitlerde aranan vasıflar ve şahitlerin sayısı önemlidir. Belediye evlenme akdinde ise, şahitlerin vasıfları üzerinde durulmaz.

D) Belediye reisi veya görevlendirdiği memur, kendisine müracaat eden iki süt kardeşi evlendirebilir, kanunen serbesttir. İslam fıkhında ise; süt kardeşlerin birbirleriyle evlenmeleri haramdır. Zira Resul-i Ekrem (sav)'in: "-Nesepten dolayı haram olan şey, süt emmeden dolayı da haram olur" buyurduğu sabittir. (4) Medeni hukuk, batı'dan tercüme yoluyla aktarıldığı için, süt kardeşliği meselesi dikkate alınmamıştır.

Mehir, genel olarak "Mehr-i Müsemma" ve "Mehr-i Misil" olmak üzere ikiye ayrılır.

MEHR-İ MÜSEMMA: Nikâh akdi sırasında; taraflar arasında miktarı tesbit olunan mehire "Mehr-i Müsemma" denir. Mehr-i Müsemma; kendi içerisinde ödeme şekline göre "Mehr-i Muaccel" ve "Mehr-i Müeccel" olmak üzere ikiye ayrılır."Mehr-i Muaccel", nikâh anında erkek tarafından kadına derhal ödenen kısımdır. Hz. Ali (ra)'nin, Hz. Fatıma (r.anha) ile evlenirken zırhını vermesini esas alan fûkaha, Mehr-i Muaccel'in müstehap olduğunda itifak etmiştir. Mehr-i Müeccel ise; taraflar arasında belirli vadelere bağlanan kısımdır. Vadelerinde ödenmesi vaciptir.

MEHR-İ MİSİL: Nikâh esnasında; taraflar arasında "Mehir" hiç konuşulmamışsa kadına "Mehr-i Misil" takdir edilir. Hatta erkek kadına: "Hiç mehir taleb etmeksizin benimle evlen" teklifinde bulunsa, kadın da cevaben "- Kabul ettim" dese, yine de kadına "Mehr-i Misil" verilir Kadının "Mehr-i Misil; babası tarafından akrabalarının mehrine göre takdir olunur. Kız kardeşleri, halaları, hala kızları gibi.

 

 NIKAH TAZELEMEK